Japonya ve Japonlar

Japon Dili

Japonca, “kanji“, “hiragana“, “katakana” ve “romaji” diye adlandırılan dört farklı yazı sistemi ile yazılıyor. Neden böyle olduğu, Japonya’nın tarihi ile ilgili bir konu ve bende çok araştırmadım ama yüzeysel bir çerçevede değineceğiz.

漢字
Şu anda sizi Japonca öğrenmekten vazgeçirebilecek bir şeyle yani kanji ile tanıştırmak istiyorum. Bildiğiniz gibi Türk-Latin Alfabesi ile yazı yazarken ağzımızdan çıkan her ses için bir harf çiziyoruz. Kanji denilen alfabede ise çizdiğimiz her harf bir veya birden fazla kelimeye karşılık geliyor. Buradaki problemi hemen anlamaya başlamışsınızdır sanırım; O kadar çok kelimeyi yazmak için doğal olarak o kadar çok harf öğrenmemiz gerekiyor ki bu da günlük kullanım için yaklaşık 2.000 kanji demek. Toplamda da 10.000 den fazla kanji var. Bunların her biri farklı çizgi ve eğik kombinasyonlarından oluşan küçük resimler. Yani sıçtığınızın resmi. Örnek olarak paragrafın başlığı olan “kanji”yi kanji kullanarak yazdım; 漢 (Kan: Çinin büyük çoğunluğunu oluşturan han milleti) ve 字 (Ji: Yazı, karakter, harf) yani “Çinli Yazısı” anlamına geliyor.

Kanji ile ilgili bir başka konu da, bu alfabe aslında Çinlilerden alınma bir alfabe ve Japonlar bu alfabeyi benimserken (5. Yüzyıl) Çince okunuşlarını da benimsemişler ve kullanıyorlar. Yani Kanjileri ezberlerken Çince ve Japonca okunuşunu ayrı ayrı öğrenmelisiniz. Japonca okunuşuna kun okunuşu (kun’yomi), Çince okunuşuna ise on okunuşu (on’yomi) deniyor. Bu ayrım çok uzun zaman önce olduğu için kanji, günümüz Çin alfabesinden oldukça farklı ama iki tarafta birbirinin neden bahsettiği hakkında az çok fikir sahibi olabiliyor.

Kanji ile ilgili bir kaç şey daha söyleyip konuyu kapatalım; Genelde Japonca öğrenilirken, kanji, dil bilgisi kurallarının yerleşmeye başlamasından sonra yavaş yavaş öğrenilmeye başlanıyor çünkü Japoncanın neredeyse tamamı birazdan bahsedeceğimiz ve öğrenmesi zor olmayan alfabelerle yazılabiliyor. Bizde öyle yapacağız ve bir süre rahat edeceğiz.

Şimdi sıra geldi hiragana ve katakana’nın ne olduğunu öğrenmeye. Bunların ikisini birlikte ele alacağız çünkü birbirinin aynısı hatta ortak isimleri de Kana; Biraz önce Latin Alfabesi ile yazarken her ses için bir harf kullandığımızı söylemiştik. Kanalarla yazı yazarken ise her hece için bir harf kullanıyoruz ve aslında birkaç ekstra kural dışında öğrenmesi daha zor değil. Hiragana ile başlayalım;

ひ ら が な
Yukarıdaki tablo hiragana yazısını neredeyse özetler nitelikte. En sağdaki sütun, Japoncadaki sesli harflerin tamamı (a,i,u,e,o), diğer sütunlar ise sessiz harflerin seslilerle kombinasyonu gibi. Her bir harfin bir hece olduğunu söylemiştik. Mavi oklar harflerin hangi sırayla ve kaç darbede çizilmesi gerektiğini gösteriyor. Fark ettiğiniz gibi düzene uymayan bazı istisnalar da var: boşluklar, “ん” harfi, shi(şi), chi(çi), tsu ve fu. Bunlara pek fazla kafayı takmak istemediğim için “öyle gerekiyormuş” diyerek geçmeyi tercih ediyorum ki şimdiye kadar kafamı karıştıracak bir örnekle karşılaşmadım. Sadece şunu söyleyeyim, kelimeler “ん” harfi ile başlamıyor.
Hiragana ile devam ediyoruz… Tablonun hemen üstünde ne yazdığını yine tabloya bakarak söyleyebilirsiniz. Bu dört harfli kelime, harfler arasında “ん” de olmadığına göre, dört heceden oluşmakta. Sadece eşleştirmeniz yeterli. Böylece olayı hafiften kapmaya başladınız. Akabinde hatayı da buldunuz; Üçüncü harfin başka bir şey olması gerekiyor ama olması gereken şey tabloda yok. İşte bu tabloda olmayan şeyi oldurmak için “dakuten” denen bir güce sahip olmamız gerekiyor.
だくてん
Dakuten sessiz harfleri yumuşak sessiz harflere dönüştürmeye yarayan bir işarettir ( ). Gördüğünüz gibi harflerin sağ üst kısmına atılacak yamuk bir çift tırnaktan başka bir şey değil. Tablonun üstündeki yazıyı okumaya çalışırken üçüncü harfin “ga” olması gerektiğini biliyorduk ki zaten orada doğru yazılmıştı. Tablodaki “ka” harfinden tek farkı sağ üst köşesinde bir dakuten vardı. Dakuten harflerin okunuşunu aşağıdaki gibi değiştirir:
k – g
s – z
t – d
h – b
istisnalar da şöyledir:
し (shi) – じ (ji)
ち (chi) – ぢ (ji) (evet iki tane “ji” oldu.)
つ (tsu) – づ (zu) ( bundan da iki tane oldu. ず da “zu” diye okunuyor.)
ふ (fu) – ぶ (bu) (sanki “fu” değilmiş de olması gerektiği gibi “hu” dan “bu” ya dönüşmüş gibi)
はんだくてん
handakuten” “h” ile başlayan harfler üzerinde dakuten’den farklı etki yapan bir işarettir (  ). Bu da harfin sağ üst köşesine konulan bir yuvarlak. Handakuten kullanıldığında “h” sesi “p” sesine dönüşüyor. Yani handakuteni sadece “ha”, “hi”, “fu”, “he”, ho üzerinde kullanıyoruz. Aşağıdaki resimde tüm harflerin dakuten ve handakuten kullanıldığında nasıl okunduklarını görebiliyoruz:
Şu ana kadar öğrendiklerimizle neredeyse Japonca’daki tüm sesleri çıkartabiliyoruz. Devam etmeden önce hiragana ile birlikte ele alacağımızı söylediğimiz katakana yazısına da değinelim çünkü birazdan öğreneceğimiz birkaç işaret katakana ile hiragana için değişiklik gösteriyor.
Katakananın hiraganadan farkı aynı sesleri farklı harflerle göstermemiz ve katakanayı Japonca’ya yabancı olan kelimeler için kullanmamız. Yine neden böyle olduğu konusuna takılmamayı tercih ediyorum. Örnek vermemiz gerekirse; “hotel” (Türkçe’de “otel”) kelimesinin Japoncası “hoteru” dur. İşte bu kelimeyi hiragana yerine katakana ile yazıyoruz (bu arada fark ettiniz mi bilmiyorum ama Japoncada “L” sesi yok ve genel izlenimim onun yerine “ru” kullanıyorlar). Hiragana ile ilgili öğrendiklerimizin hepsi katakana için de geçerli. Aşağıdaki tabloda katakana harflerini görüyoruz:
カ タ カ ナ
Gördüğünüz gibi aynı alfabenin farklı şekillisi. Dakuten ve handakuten de yine hiraganadaki gibi sağ üste çiziliyor ve aynı etkileri yapıyor. Tablonun üstünde ne yazdığını da eşleştirerek bulabiliriz.
そくおん
 
Katakanayı da hallettiğimize göre Japon yazısını öğrenme serüvenimize yepyeni bir karakterle, namı değer sokuon (chiisai tsu) ile devam ediyoruz;
Soukon kendisinden sonra gelen kananın (hecenin) sessiz harfinin iki taneymiş gibi okunmasını sağlayan bir karakter(hiragana: っ, Katakana: ッ).  Hiragana için hiraganadaki “tsu” harfinin küçüğü, katakana için de katakanadaki “tsu” harfinin küçüğü şeklinde yazılıyor. Harflerin kenarına köşesine değil, sanki kendi de bir harfmiş gibi olağan dizilimde yerini alıyor. Diğer bir adı olan “chiisai tsu” da zaten “küçük tsu” anlamına geliyor. Hemen bir örnek verelim: “matte (beklemek)” kelimesini sokuon olmadan yazmamız mümkün değil. Bu durumda “te” harfinden önce bir sokuon koyuyoruz ve まって yazmış oluyoruz. Sokuonu sesli harfleri uzatmak için kullanmıyoruz. Yani sesli harflerden önce sokuon kullanılmaz.
ようおん
Yeni konuya geçmeden önce bir konuyu not olarak geçmek istiyorum. Türkçe’de bazı kelimeler vardır ki bunlar genelde barındırdığı bir sesli harf (uzun ünlü) hafif uzatılarak okunmazsa kelime anlamsızlaşır veya başka bir anlama gelebilir. Örneğin “adalet” kelimesindeki ikinci “a” uzatılarak okunur. Biz bu farkı yazı yazarken belirtmiyoruz ama Japoncada aynı sesliden iki tane koymamız gerekiyor. Örnek olarak, “ayakkabı” anlamına gelen “kutsu” kelimesini くつ şeklinde yazıyoruz ama “acı” anlamına gelen “kutsuu” kelimesini くつう şeklinde yazıyoruz. Sadece “o” sesine özel olduğunu tahmin ettiğim bir durum var. “o” sesinin uzatarak okunması gereken durumlarda, yanına bir “u” sesi konulabiliyor. Bu paragrafın başlığı ve şimdi öğreneceğimiz konu olan “youon” buna bir örnek. Gördüğünüz gibi kelime “yo”, “u”, “o”, “n” seslerinden oluşmuş ama okunuşu “yooon” şeklinde. Daha güzel bir örnek de “koko” ve “koukou” kelimeleri. Sırasıyla “burası” ve “okul” anlamına geliyor, ここ ve こうこう şeklinde yazılıyorlar, “koko” ve “kookoo” şeklinde okunuyorlar.
Şimdi sıra geldi youon yöntemine; Burada yeni bir karakter öğrenmeyeceğiz. Bildiğimiz “ya”, “yu” ve “yo” harflerini soukonda olduğu gibi küçük yazarak yeni sesler çıkartmayı öğreneceğiz. Olay şu arkadaşlar; sonu “i” sesiyle biten kanaların (“ki” “shi” “chi” “ni” “hi” “mi” “ri”) yanına “ya” “yu” veya “yo” harflerinin küçük versiyonlarını koyduğumuzda “i” sesi yerine y sesi geliyor ve tek heceli seslere dönüşüyorlar. İstisna olarak “shi” ve “chi” harflerinde “i” sesi yine kayboluyor ama yerine “y” gelmiyor. Youon yöntemi dakuten ve handakuten konulmuş harfler ile birlikte de kullanılabiliyor. Aşağıdaki tabloda nasıl bir dönüşüm olduğunu hem hiragana hem de katakana için görebilirsiniz.
ちょうおんぷ
Yeni konumuzun başlığını okumaya çalışmak şimdiye kadar anlattıklarımızı uygulamak için iyi bir örnek. Şimdi öğreneceğimiz şeyin adı chouonpu.  Kendisi arkadaşlar, genelde katakana ile kullanılan bir sesli harfi uzatma işareti (ー). Gördüğünüz gibi, en solu hafif yamuk, düz bir çizgiden ibaret. Aslında biraz önce yukarıda uzun ünlülerin nasıl yazılması gerektiğini söylemiştik fakat chouonpu yeni bir karakter olduğu ve yazılışının youon yöntemine örnek olduğu için ayrı bir konu olarak ele almak istedim. Bu işaretin olayı sesli harfi uzatmak için önüne aynısından bir tane daha çizmek yerine, chouonpu koyuyoruz. Bu kadar basit. Söylediğim gibi genelde katakana ile kullanılıyor, hiraganada ise yukarıda anlattığımız şekilde sesli harfin kendisi koyuluyor. Örneği de verip bu konuyu geçelim: Japonca’da “e-posta” anlamına gelen “meeru”, メール (me-chouonpu-ru) şeklinde yazılır. Fark ettiyseniz “meeru” İngilizce “mail” (posta) kelimesinin Japoncaya geçmiş hali ve bu tür yabancı kökenli kelimeleri katakana ile yazıyorduk.
おどりじ
Son olarak öğreneceğimiz karaktere Japonlar odoriji diyorlar. Kendisi, kendisinden önce gelen karakteri tekrarlamaya yarayan bir işaret. Hiragana (ゝ), katakana (ヽ) ve kanji (々) için ayrı işaretlerle gösteriliyor. Günümüzde kanalarla (hiragana-katakana) kullanımı çok azalmış ama kanji versiyonu hala kullanılıyor. Biz yakın zamanda kanji öğrenmeye başlamayacağımız için sadece karşımıza çıkarsa afallamayalım diye kana versiyonlarının nasıl kullanıldığını öğreneceğiz. Aslında öğrendik bile; Kendinden önce gelen karakteri tekrarlıyor dedim ya!… Bunun dışında söylenebilecek tek şey dakuten ile de beraber kullanılabiliyor olması. Yani bu işaretin sağ üst köşesine çift tırnak atarsanız kendinden önce gelen hecenin dakuten versiyonu gibi tekrarlar. Örneğin; bildiğimiz “İsuzu” いすゞ (i – su – dakuten eklenmiş odoriji) şekilde yazılıyor. Yani odoriji, “su” harfini tekrarladı ama dakuten konulduğu için “zu” ya dönüştü.
Romaji
 
Dördüncü ve son alfabemiz olan romaji Japonca’nın latin alfabesiyle yazılmasından başka bir şey değil. Hakkında söylenebilecek pek fazla bir şey de yok. İkinci Dünya Savaşından beri Japonlar da latin alfabesiyle yazmayı ilkokulda öğreniyorlarmış. Belli kurumlar bunu standartlaştırmaya çalışmış ama nedense 3 tane en çok kullanılan standardı varmış falan filan… Yani yırttık amk, daha fazla harf ezberlemeyeceğiz.
Eklemeler
 
Son olarak eklemek istediğim bir kaç not daha var sonra da bu yayını bitireceğiz.
  • Japonca eskiden yukarıdan aşağı yazılıyormuş ama günümüzde çoğunlukla soldan sağa yazılıyor. Yani kafamıza takmamız gereken bir problem yok.
  • Kanaların hepsini ezberlemediğinizi biliyorum. Ben de ezberlemedim ve karşıma çıktıkça ve bir şeyleri Japon alfabesiyle yazmaya çalıştıkça yavaş yavaş çözülür diye düşünüyorum. Oturup kasmanın alemi de yok ama işi hızlandırmak istiyorsanız ara sıra şu siteye girerek pratik yapabilirsiniz. Gerçekten işe yarıyor: http://www.realkana.com/ “Hiragana” ve “Katakana” sekmesinden sormasını istediğiniz harfleri beşli beşli seçiyorsunuz. “Options” sekmesinde yazı stilini seçiyorsunuz. “Practice” sekmesine tıklayınca önünüze bir kana getiriyor siz de onu romaji olarak doğru yazmaya çalışıyorsunuz. Bilirseniz başka bir tane getiriyor.
  • Bilgisayarda Japonca yazmakla ilgili ayrı bir yayın yapacağım. Şu anda bende bilmiyorum. Bu yayındaki tüm Japonca yazıları kopyala yapıştır yöntemiyle yazdım.
  • Japon pornola… pardon, Japon dili ve kültürünü anlamak için baş koyduğumuz bu yolun daha başındayız ve bunu İnternet’ten beleşe halledeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir